![]() |
||
![]() |
||
şırnak valiliği
şırnak belediyesi
haber73 haber 73
silopi şırnak |
Ziyaretçi Defteri
Gönderen : necmi imirzalıoğlu
TEMEL ÇEVRE SORUNLARI
Çevre sorunlarının gelişimine girmeden önce, dünyamızı ve ülkemizi tehdit eden bazı temel çevre sorunlarının üzerinde durmak gerekmektedir. Böylece, hem bu sorunların niteliği hem de bunlarla ilgili mevzuat ve bilincin gelişim tarihleri daha iyi izlenebilecektir. Aslında bu ayırımın kendisi dahi çevre sorunları gibi yenidir. Zira çevre sorunları ilk kez II. Dünya savaşı sonrası ortaya çıktığında, bunların son tahlilde sanayileşmenin bir sonucu olduğu ve sadece bulundukları bölgeleri ilgilendirdiği sanılıyordu. Böylece, bunlarla ilgili çözüm ve bilinç de bölgesel ve mahallî olarak düşünülüyordu. Çevre sorunlarının ortaya çıktığı bölge/ bölgelerde yaşamayan insanlar bu sorunlara ilgi duymadıkları gibi, çözümü konusunda da bir endişe hissetmiyorlardı.
Ancak, çevre sorunlarının sebep olduğu bazı sonuçlarının evrenselliği anlaşıldıktan sonra global anlamda bir çevre bilinci uyanmaya başladı. İnsanlar ancak o zaman anlayabildiler ki: Tek bir dünyamız var. Hepimiz aynı gezegenin üzerindeyiz. Bir çevre düşünürünün kullandığı simge ile, aynı gemideyiz, Bu geminin batması ile hepimiz batacağız. Her ne kadar üst güvertede yaşayanlar daha çok sorumlu olsa da.
Belirtildiği gibi, “çevre sorunlarının” insanlık üzerindeki etkilerinin tam olarak anlaşılması son yirmi yılda meydana geldi. Daha önceleri su ve hava kirlenmesi olarak görülen ve daha çok sanayi bölgelerinde rastlanan çevre sorunlarının, toksik atıklardan, ozon tabakasının incelmesine, tabiattaki biyolojik zenginliğin yok olmasına, yani bazı canlı türlerinin bir daha dönmemecesine yok olmasına, iklim değişikliklerine, deniz ve okyanusların kirlenmesine kadar uzandığı görüldü. Ayrıca çevre kirliliğinin sadece insanın maddî ve ruh sağlığını tehdit etmediği; medenîyet ve kültürel varlıkları da tehdit ettiği ortaya çıktı. Dahası bu sorunlar sadece zengin ve gelişmiş ülkeleri değil, gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkeleri de aynı derecede etkilemektedir. Şimdi bu sorunların temel niteliğine dikkat çekmek istiyoruz. Zira bu sorunların bazıları global iken, bir kısmı bölgesel ve diğer bir kısmı ise mahallî sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Tüm insanlığı tehdit eden global çevre sorunlarının başlıcaları: İklim değişmesi, sera etkisi, ozon tabakasının incelmesi ve hızlı nüfus artışıdır. Dünyamız âdeta bir canlı gibi hassas eko sistemlerden meydana geldiğinden, global çevre sorunlarının sonuçlarından tüm canlılarla beraber insanlar da etkilenmektedirler. Bu nedenle, bu sorunlar sadece meydana çıktıkları yerlerdeki insanları ve çevreyi tehdit etmiyorlar. Tüm insanların sağlığını ve geleceğini tehdit ediyorlar.
Bölgesel Çevre Sorunları ise, daha çok ortaya çıktıkları bölgedeki eko sistemleri ve dolayısıyla insanları tehdit eden sorunlardır. En önemlileri ise, Eko sistemlerin tahribi ve Biyolojik zenginliğin kaybolmasıdır.
Mahallî Çevre Sorunlarına gelince, bunlar daha çok ortaya çıktıkları yerleri tehdit eden sorunlar olup başlıcaları: Atık Maddeler (Çöpler), Sanayi ve Kimyasal Atıklar ve Zehirli Atıklardır.
Birkaç yıl öncesine kadar çevre sorunları konusunda bazılarını aydınlatmak bazen zor olabiliyordu. Yerel yönetimleri ve yetkilileri uyarmak için bilimsel raporlara ihtiyaç duyuluyordu. Bir çok insan ise çevre sorunlarını ciddîye almıyordu. Ancak, günümüzde herkes bir şeylerin ters gittiğini bizzat kendi beş duyusuyla tecrübe edebiliyor: Kirlenen hava, su ve denizin yanında; yok olan ormanlar ve buralarda yaşayan canlılar. Bunların bir sonucu olarak değişen iklim. Bir yandan kavurucu sıcaklar, bir yandan sel felâketleri. Son birkaç yıldır âdeta Hz. Nuh’tan bu yana yaşanan en büyük sel felâketlerine şahit olunmaktadır.
Çevrenin tahribine seyirci kalan, başka bir ifadeyle çevreyi bilinçsizce tahrip eden; ondaki ilahi denge ve ahengi göz ardı eden modern insan, bunun bedelini çok pahalıya ödemektedir. Bunun en tipik örneği, ülkemizin bazı bölgelerinde aşırı ağaç ve orman kesimlerinin neden olduğu felâketlerdir. Ağaçların ve ormandaki ekolojik yapıların suyu tutucu ve erozyonu önleyici rolünün gözardı edilerek, bu ağaçlar kesilmiş; böylece yağan yağmurlar sellere ve çamur deryalarına dönüşmüştür. Bunun tipik örnekleri ülkemizin bir çok yerinde özellikle de Senirkent, Zonguldak ve Trabzon’da meydana gelmiş; trilyonlarca maddî zararın yanında, tamir edilemez çevresel zararlara sebebiyet vermiştir.
Artık herkes, çevrenin ve ekolojik dengenin bozulmasının sebep olduğu ve olabileceği sorunlarla ilgili olarak ilk elden tecrübe ve deneylere sahiptir. Burada Rum suresinin 41. Âyeti gerçekten anlamlıdır:
İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu. Allah, belki pişmanlık duyup dönerler diye, yaptıklarının bir kısmının cezasını onlara dünyada tattıracak.
Şimdi global, bölgesel ve mahallî olarak dünyayı ve ülkemizi tehdit eden bazı önemli çevre sorunlarına kısaca değinmekte yarar bulunmaktadır.
Gönderen : Necmi İmirzalıoğlu
Silopi Lisesi Ağaçlandırma Kampanyası Başlatmıştık. ama gerçeği söylemek gerekirse gereken yardımı hiçbir kurumuş şimdiye kadar yapmadı.ama yinede emniyet amirlerimizden kaymakanımızdan ve sayın vali beyimizden gereken yardımı bekliyoruz
Gönderen : x-ma
ewet herşeyin farkındayız .ama niye bile bile her seferinde aynı adama oy veriyoruz.akp başa geldiğinden beri bebnzine mazota 3 kere zam yapıldı.elektriğe 2 kez, çiftçi öldü zaten..savaşlar daha bir şiddetlenmeye başladı..her seferinde müslüman filistinli kardeşimize destekte bulunalım diyen akp ,gidip israil le füze antlaşması yapıyor.peki soruyorum israil sende kazandığı parayla filistinli kardeşini vurmuyor mu? kendinle çelişmiyormusun.işte bunun farkında olan halkımız hala oy vermeye devam etsin ..
Gönderen : necmi imirzalıoğlu
LÜTFEN AĞAÇLANDIRMA KAMPANYAMIZA DESTEK VERELİMM
SİLOPİ LİSESİ 11TMD SINIFI
SINIF TEMSİLCİ BAŞKANI
NECMİ AYDIN
YARDIMCILAR
AHMET YILDIRIM
ZANA ÖZKAN
Gönderen : necmi imirzalıoğlu
silopi lisesi Ağaçlandıralım Projesine Destek Verelim
kiii yeşillik bol olsun ilçemizde hele okularımızda hiç ağaç yok desek yalan olmaz gibi geliyor bana olsada azdır am herşey büyüklerimzin elinde herkes üzerine düşeni yapıyormu pekiii lütfen sizinde bir katkınız olsun ( kampanya 11tmd sınıfında başlatılmıştır) tşk == fidanlarınız bekliyoruz okulumuza
Gönderen : necmi imirzalıoğlu
ŞIRNAKLI HALİ BAŞKA
ŞIRNAKLI DOYMAZ AŞKA
SEVDİĞİDE VARSA
ŞIRNAKLI ÖLMEZ ASLA
ŞIRNAKLI AĞLAMAZ,AĞLARSA KİMSE DUYMAZ.
UNUTMA HERKES ŞIRNAKLI OLAMAZ
Gönderen : necmi imirzalıoğlu
Vatandaşlar Kaderine Terk Edildi
Ancak seçimler bittikten sonra bütün yetkililer milletin sorunlarına kulak tıkayarak vatandaşları kaderine terk etti. Seçimler öncesi sürekli vatandaşların yanında olan vekiller seçildikten sonra sorunları görmezden gelmeye başladılar. Bölgede iş yapan bütün vatandaşlar isyan etme noktasına geldiler.
Seçim öncesinde Habur Sınır Kapısı'nın açılmasından başka ekonomik alanda herhangi bir beklenti içinde olmayan vatandaşların tek beklentisi bölgenin geçim kaynağı olan Habur'un eski işlevini tekrardan kazanması.
Başka alternatiflerin, tüm söylem ve sitemlere karşın yerine getirilmediğini söyleyen vatandaşlar, işadamlarının burada yeni iş alanları yaratmalarından umutlarını kestiklerini, bunun için yeni hükümetten tek isteklerinin Habur'un eski haline kavuşturulması olduğunu belirttiler.
Habur Eski İşlevliğini Kaybetti
Ekonomik anlamda bölge için en önemli ticaret dayanağı ve çalışma imkânı olan Habur Sınır Kapısı yıllardan beri bölge halkının tek geçim kaynağı haline gelmiş durumda.
Tarım, tekstil gibi çalışma alanlarının olmadığı Şırnak Bölgesi'nde uzun yıllardan beridir gençlerin yapabildiği tek iş kamyon şoförlüğü. Bunun yanında sınır ticaretinin de yapıldığı Habur sınır kapısında komşu ülke Irak ile ticari ilişkiler gelişerek bölge halkı için iş imkânı doğmuştu. Ancak Ne yazık ki, yaklaşık 6-7 yıldır Habur Sınır Kapısı işlevini kaybetmiş, bölgeye hiçbir fayda vermemesi açıkça kendini belli ediyor.
Bu durumdan sadece Irak'a şoför olarak gidenler değil, dolaylı olarak tüm bölge insanı zarar görmüş durumda. Herkes maddi anlamda zarara uğramış, sahip olduğu işten artık istifade edemeyecek duruma geliyor.
En Küçük İşletmeciler Bile Sıkıntı Çekiyor
Esnafların satışları durmuş küçük işletmecilerden büyük işletmecilere kadar herkes yıllardan beri bir durgunlukla baş başa kalmış durumda.
Bugün en küçük işletmecilerin bile işlerinin ters gittiğinden söz etmesi, Habur Sınır Kapısı'nın ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermektedir.
Bölge insanı işsiz kalmaktan ziyade elindeki küçük iş imkânını da kaybetmiş ve yeni arayışlar içine girmeye çalışıyor. Büyük masraflar yaparak ve kredi borçları altına girerek satın aldıkları araçlarla Irak'a giden vatandaşlar o zamanlar ailesini geçindirmekte zorlanmıyordu. Fakat Habur'un bir anda işlevini kaybetmesi ve giderek geçim sıkıntılarının başlaması bölge insanının elindeki araçları da satmasına neden oluyor. Kredi borçlarını ödemek için de bankalarla ve değişik sorunlarla uğraşmak zorunda kalan vatandaşlar, oldukça zor durumlarda bıraktı.
Bugün Şırnak Bölgesinde hiçbir iş imkânı bulamayan çoğu genç, Türkiye'nin değişik yerlerine giderek iş imkânı arama çabası içine giriyor.Geride kalan gençler ise çoğu işsiz oldukları halde herhangi bir iş yapmak için gidemediklerini belirtiyorlar. Çoğu insanın çalışmak ve geçinmek için başka yerlere gitme imkânının olmadığını söyleyen vatandaşlar, gençlerin çoğunun batıya giderek birkaç aylığına da olsa çalışabildiklerini fakat çoğu insanımızın da evli olmak, aileye bakmak, yaşlı, hasta ve çocuk sahibi olmak gibi nedenlerden dolayı sadece bölgede olabilecek bir iş imkânında çalışmak zorunda olduklarını belirttiler.
Herkes Göç Ediyor
Daha önce Irak'a şoför olarak gittiğini ve ailesini geçindirmek için var olan tek imkân, Habur Sınır Kapısı üzerinden küçük çaplı mazot ticaretini yaptığını söyleyen Musa Hakseven “Herkes tarafından bilindiği gibi çalışmak için çoğu gencimiz tek çareyi başka yerlere gitmekte buldu. Ailesini, insanını terk etti ve çalışma imkânı umuduyla başka yerlere göç etti.
Peki, bu nereye kadar sürecek. Birkaç yıl önce batıya giderek çalışma imkânı arayan çok az sayıda gencimiz vardı. Ama bugün göç edenlerin sayısı giderek artıyor. Fakat bazıları için oraya gitmek de nasip olmuyor. Çünkü ailesini, eşini, çocuklarını veya hastasını, yaşlısını terk etmek herkes için mümkün olmuyor. Bunun için insanlarımız açısından en önemli olan, kendi memleketinde çalışmaktır. Kendimi örnek verecek olursam, işsizim ve Şırnak Bölgesi'nde hiçbir çalışma olanağım yok. Acili yet gerektiren en önemli konunun Habur Sınır Kapısı olduğunu sayın milletvekillerimiz de bilmektedirler. Bunun için en önemli konu onlar içinde bu kapı olmalıdır. Birlik olup bu konuda gereken gerekçeleri hükümete sunarak bu konuda kolları sıvasalar bizim için yapılacak olan diğer rutin hizmetlerden çok daha faydalı olacaktır.”
Habur Sınır Kapısı tekrardan işlevini kazanırsa bölgede ne gibi değişikliklerin olacağı konusunda görüş bildiren vatandaşlar istikrarın sadece Habur'la olabileceğini söyledi. Milletvekillerinden tek isteklerinin Habur olduğunu söyleyen gençler, artık kahvehanelerde vakitlerinin boş geçirmek istemediklerini belirttiler.
Gönderen : necmi imirzalıoğlu
,Halkımız arık gitmek istiyor
Bu millet kadar bilgi sahibi olmasa bile sezgileriyle meselelerin aslına vakıf olmasını bilen bir milletin daha olduğuna inanmıyorum. Bu millet sadece bekliyor! Belki neden iyi yönetilmediğini anlamaya çalışıyor. en yakın köy yollarının bile asfalt olmaması, çeşmelerinin altından musluklu olması gerekirken bu fakirlik nedendir anlamak istiyoruz
Gönderen : osman ertene
slm tüm cizrelilere ben tokatan bu mesajı size gonderiyorum ben memleketime gelmek istiyordum ama okul için gelemiyorum selamlarımı iletin herkese
ben imam hatipte okuyorum allah sizi kurtarsı
Gönderen : osman
slm tüm şırnak halkına ben memleketimi okadar özlediki sizi gormek istiyorum ben
tokata okuyorum
Gönderen : rojhat zozan
SAKARYA’DAN GERIYE KALANLAR
Turkiyenin onumuzdeki surecteki en hayati meselesinin Kurt sorunu oldugu ve bu konunun kasimaya, yani tahrike en acik konulardan birisi oldugu da cok acik ve net bir sekilde herkes (ozellikle siyasetciler) tarafindan bilinmektedir. PKKnin son gunlerde yollara dosedigi mayinlar, kurdugu pusular da tahrik zeminini adeta elverisli hale getiriyor. İste bu ortam icinde Sakaryada DTPnin organize ettigi “salon toplantisi”na yapilan saldiriyi bir yere dayandirabiliriz.
Kurt-Turk catismasi kimin isine yarar ? Kim boyle bir catismadan yarar umabilir ? Sakarya olayini bu acidan incelemekte yarar bulunuyor. Tabii onlemlerin de ona gore alinmasi gerekiyor.
Turk-Kurt catismasi bugune kadar butun tahriklere ragmen, toplumun sagduyusu ve devlete egemen olan anlayisin ozeniyle bir buyuk tehlikeye donusmedi; donusturmek isteyenler de basariya ulasamadi. Ancak bunu isteyenlerin ve bundan “siyasi sonuc” elde etmek isteyenlerin bulundugu da bir gercek.
Soruyu kendimize yeniden soralim: Kim ve kimler boyle bir catismadan yararlanirlar ? Bu catisma oncelikle parlamenter rejimi koseye sikistirir. Sorunun demokratik bir sistem icinde cozulmesinin mumkun olmadigi fikrinin yayginlasmasina hizmet eder ki bu da demokrasi dusmanlari ve karsitlarinin isteyip de bulamadigi bir ortamdir. Yani bundan demokrasi disi gucler yararlanirlar. “Onlar” catismadan kendi hedefleri dogrultusunda sonuclar cikarmak isterler. O zaman bu tur gerginlik ve tahriklerde bu tur guclerin parmagini aramakla ise baslayabiliriz.
Bu tahrikcileri (her iki taraf icin de gecerlidir) tecrit etmenin ve tertiplerini bosa cikarmanin yolu, siddet eylemlerine karsi ortak bir siyasi tutum almaktir. Sonuc olarak bu tur tertipler, tumuyle parlamenter rejime ve demokrasiye yonelik olup sisteme olan inanci yikmaya yoneliktir.
Ancak yasanan son olaylar, “acik” ve “yakin” bir tehlike ile yuz yuze gelebilecegimizin isaretleri. Bu nedenle konuda kullanilmasi mumkun olan “siyasi akimlarin sorumlularina” oncelikle gorev dusuyor. Kabul etsek de etmesek de Sakarya’daki olaylar bir sinyaldir. Bu sinyali hep birlikte, Turkuyle Kurtuyle iyi algilamamiz gerekiyor. Yoksa yarin cok gec olabilir ve telafisi mumkun olmayan zararlara yol acabilir.
Rojhat Zozan
rojzozan@mynet.com
Gönderen : kralcudili
sırnağımızı candan kutlarız helal sana sırnağım bıze kafa tutanları nasıl gömduk tarıhe ee nusaybın sıze söylemıstık bıze kafa tutmayın sırnak diğerlerine benzemez sırnak delıkanldır ama sız ınanmadınız bız sızı sahanıda bıle dövduk analdınızmı nusaybın biz sızn gıbı lerı çok görduk vede hep tarıhe göduk yanın bızm için sıradan bişeysınız nusaybın bide şunu söylemek istiyorum artık cizreli kardesklerimde sırnak cızre dıye bır ayrım yapmadan destek vermelıdr cizre düştü bari şırnak kalsın biz birlikte olursak süper lige bile yukselirz lutfen herkes artık böyle bır ayrım yapmasın sırnak spor tum sırnağın ve ilçelerındır
|
|||||||||||||||||||||||||||