Erdoğan: İnsani Amaçlı Nükleer Enerji Her Ülkenin Hakkıdır
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan barışçıl ve insani amaçlı nükleer enerji kullanımının tüm ülkelerin hakkı olduğunu söyledi.
15 Kasım 2008 / 20:15
G-20 zirvesine katılmak üzere Washington'da bulunan Erdoğan, Brookings Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunda yaptığı konuşmada, İran'ın nükleer enerji üretmesine nasıl yaklaşıldığı sorusuna karşılık, nükleer enerjinin insani amaçla kullanılmasından yana olduklarını söyledi.
Erdoğan, nükleer enerjinin kitle imha silahı olarak kullanılmasını savunmanın mümkün olmadığını belirti ve İran ile görüşmelerde de sürekli olarak bu konuda telkinde bulunulduğunu söyledi.
Erdoğan, ''Onlar bize, biz birincisini (insani amaçlı olanı) yapıyoruz diyorlar. Söyledikleri bu. Uluslararası Atom Enerjisi kurumunun yapmış olduğu şeylerde hala net bir konu yok. İran, böyle bir nükleer silahı eğer kitle imha silahı olarak yapıyorsa, herşeyden önce ona bunu yapma diyenlerin de kendilerinin nükleer silahlarının olmaması gerekir. Sizde nükleer silah olacak, karşı tarafa sen yapma diyeceksin. O da kendine göre savunmaya geçiyor, bu her ülke için geçerli. Burayı ben soru işareti olarak görüyorum. Bu yaklaşım tarzını tüm insanlık olarak gözden geçirmemiz lazım. Yatırım silah sanayine savunmaya ayrılıyor. Dünya barışına, fakir ülkelere para ayrılmıyor. Biz sürekli telkini yapmaya devam edeceğiz.''
New York Times gazetesinde Türkiye'nin, İran ile arabuluculuk önerdiğine ilişkin çıkan bir haberin sorulması üzerine Erdoğan, şu yanıtı verdi:
''İran'la AB troykasından farklı bir durumumuz var. İran'la ortak değerleri neler troykanın ve bizim neler? Bunları iyi değerlendirmek lazım. Bunu değerlendirmeden adımlar atınca karşılıklı özgüven eksikliğinin olduğunu görüyoruz. İran, troykaya, troyka da İran'a farklı bakıyor. Güven bunalımı var. Bunu ortadan kaldıracak aracıyı bulmak şart. Türkiye, böyle bir ülke. Herkes barışın arayışı içinde. Burada bize düşecek görev de, (biz diğerlerinden çok daha faydalı neticeler alırız. Bizim telkinler çok daha olumlu döner) diye düşünüyoruz. Çoğu zaman Avrupalı dostlarımız da gördü. Onlar bizi arayıp siz aracı olun demiştir. Netice alındıktan sonra bizi bir daha aramamışlardır. Çarkın bozulmaması için devam etmesi lazım. O sistemi bozarsak netice almamız mümkün değil. Biz burada özgüvene sahibiz. İran'ın, başta ABD olmak üzere diğer ülkelerle sıkıntılı döneminde biz arabulucu görevini görürüz. İran'ın bize güveni var. Avrupalı ülkelerin bildikleri var, güveni var. Biz yardımcı oluruz. Yanıbaşımda komşum. Çözebilirsek hem dünya hem ülke kazanır.''